
Fissür, Latince çatlak anlamına gelmektedir. Fissür çok ağrılı bir hastalıktır. Deyim yerinde ise “yatağı yorganı yırttırır.”
Fissürlü hastalar, ağrılarının ne kadar dayanılmaz olduğunu değişik şekillerde ifade ederler.
Fissürün sebebi çoğu kere kabızlık ise de bazen ishal nedeniyle de fissür oluşabilir. Fissür bebeklikten, ileri yaşlara kadar her yaşta görülür. Cinsiyet ayırımı olmaz. Her iki cinste de fissür eşit oranda ortaya çıkar.
Hanımlarda hamilelik döneminde sık kabızlık oluşması nedeniyle, fissür görülme sıklığı da artar.
Fissür, yaklaşık 1 cm kadar uzunlukta 2-3 milimetre genişlikte bir yaradır. Derinliği bir-kaç milimetreyi geçmez.
Her dışkılamada çatlama yenilendiğinden tazelendiğinden yara bir türlü iyileşemez.
Ağrı, çatlağın en belirgin semptomu iken, kanama ikinci sırada rastlanan belirtisidir. Fissür kanamaları sınırlı kanamalar olup hiç bir zaman tehlike yaratmazlar.
Fissür bazen kanserle karıştırılır. Biyopsi ile ayırt edici teşhis gerçekleştirilir.
Fissür, çok başlangıç döneminde iken kabızlığı önleyen dengeli beslenme, ilaç tedavisi ve oturma banyoları ile iyileşebilir. Ancak bu önlemlerle iyileşen hastaların oranı oldukça düşüktür.
Yetişkinlerde çatlak çoğu kere ilaçlar ve önlemlerle iyileşmez ve kronikleşir. Yaklaşık 14 yaşa kadar olan çocuklarda ise, bu önlemler çok iyi sonuç verir, çoğu kere ameliyata gerek kalmaksızın çatlak iyileşir.
Çatlağın oluşumunda en önemli sebep olan kabızlığı giderilmesi, hastalıktan korunmada çok yararlıdır. Kabızlık, çoğunlukla yanlış beslenmeden kaynaklanır. Posa ve liflerden zengin olan bitkisel gıdaları tüketmek kabızlığı önemli derecede ortadan kaldırır.
Tek başına çorba tüketimi, kabızlığın en önemli sebebidir.
Bu durum halkımızın çok sıklıkla yaptığı en önemli yanlıştır